Bilimsel

MİGREN BOTOKSUNDAN KİMLER FAYDALANIR?

  • Migren botoksu sadece sık migren ağrısı olan erişkin hastalara uygulanmalıdır.
  • Migren botoksunda amaç migren ağrısının sıklığını ve şiddetini azaltmaktır.
  • En az üç aydan beri devam eden ve haftada ikiden fazla şiddetli migren atağınız oluyorsa migren botoks tedavisi sizin icin faydalı olabilir.
  • Botoks tedavisinden önce koruyucu migren ilaclarının (sara ilaçları/antidepresanlar gibi) düzenli kullanılıp fayda göstermediği değerlendirilmelidir.
  • Gebelik ve emzirme döneminde uygulanamaz.
  • Grip gibi hastalık döneminde de uygulanmamaktadır.
  • Baş ve boyundaki migren ağrısını taşıyan sinirlere botoks iğnesi uygulanmaktadır.
  • İşlem 10-20 dakika sürmekte ve ağrısızdır.
  • Üç ay migren atağından koruyucu bir tedavidir.
  • Her gün hap almak zorunda olunmaması en büyük avantajlarından biridir.
  • Aşırı ağrı kesici ilaç kullanımının önüne geçilir.
  • En az iki kere uygulama sonrasında etkisi çıkmaktadır.

Botulinum Toksin ile Migren Tedavisi

Uluslararasi bir nöroloji dergisinde yayınlanmış makalem.

Düzenli Botoks (Botox) uygulanan migrenli hastalarımızın sonuçları şöyle:

Kronik migrenli yani uzun zamandan beri bir ayın yarısından daha fazla gün başağrısı yaşayan Türk hastalarda Botox tedavisi ile depresyon azalıyor; ağrı şiddeti ve sıklığı belirgin olarak iyiye gidiyor.

Epilepsi (Sara) Psikiyatrik Hastalıklarla da birlikte görülebilmekte!

Psikolojik ve sosyal açılardan iyilik hali, epilepsi hastalığının gidişatında önemli bir unsurdur.

Psikiyatrik hastalığı da olan epilepsi (sara) hastalarının daha düşük yaşam kalitesi olduğunu gösterdiğim araştırmamda sara hastalarını kötülestiren psikiyatrik hastalıklar nelerdir sorusunu da inceledim.

👁‍🗨depresyon
👁‍🗨kaygı
👁‍🗨psikoz
👁‍🗨bağımlılık

Bu araştırma sırasında edindiğim tecrübeyeye dayanarak her epilepsi şikayeti olan hastama psikiyatrik şikayetleri de var mı diye ayrıntılı sorarım.

Beyin bir bütündür, sara krizlerinin önüne geçebilmek için nöroloji hekimlerinin psikiyatristlerle iş birliği içinde çalışması gerektiğini düşünmekteyim.

Parkinson Hastalığına Eşlik Eden Ağrılar

Avrupa Nöroloji Dergisinde yayınlanan çalışmamın sonuçlarına göre Türk Parkinson Hastalarında sıklık sırasıyla kas ve eklem ağrıları, bel fıtığına bağlı ağrılar, nöropatik ağrı, distoni/parkinson ağrısı ve başağrısı görülmekte.

Araştırmamın bulguları, Parkinsonlulardaki ağrıların hastalarımızın yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini, depresyon ve kaygıya sebep verdiğini ispatlamakta.


BAŞ AĞRISI TEDAVİSİNDE TELETIP DÖNEMİ

Teletıp; Tele-sağlık hizmetlerinin, Bilgi-iletişim teknolojilerinin kullanılarak klinik uygulama, tedavi ve hasta takibinde kullanılması uygulamalarını içeren bir bilgi sistemi olarak tanımlanır.

Tarihçesine baktığımızda ilk kez 2000 yılında nöroteletıp uygulamaları olarak baş ağrısı, epilepsi ve uyku bozukluklarında kullanımı gündeme gelmiştir.

Amerikan Nöroloji Akademisi ve Brezilya Nöroloji Akademisi teletıp uygulamalarının nörolojik hastalıklarda rutin kullanımı için Telenöroloji Çalışma Grupları organize etmişlerdir.

Mevcut literatür incelendiğinde yıllar içinde baş ağrısı ve teletıp uygulamalarının hasta takibinde kullanımının etkinliği ve uygulanırlığın değerlendirildiği çalışma sayılarının anlamlı miktarda arttığı gözlenmektedir. Covid-19 Pandemisi sonrası baş ağrısı hastalarının güvenle takip edilmesi ve tedavilerinin düzenlenmesi için teletıp uygulamaları yaygınlaşmaya başlamıştır.

Türk Nöroloji Derneğinin hazırladığı Teletıp Eylem Planında Türk Nöroloji Derneği çalışma grupları tarafından oluşturulacak bir kılavuz ile Sağlık bakanlığı nezdinde çalışmaların yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Baş ağrısı uzmanlarının bu tip muayene hakkında eğitilmesi, halkın bu sistemden nasıl yararlanacağı hakkında bilinçlendirilmesi, teknik alt yapıların oluşturulması ve onam formları ve veri güvenliği oluşturulması önerilmiştir.

Baş ağrısı tedavisinde teletıp uygulamasının yararları şöyledir:

  • Düşük maliyet,
  • Erişkin, adolesan ve çocuk baş ağrısında etkili olduğu gösterilmesi
  • Hastane ziyaretlerinin azalması
  • Pandemi koşullarında hasta takibi ve araştırma yapmak açısından kolaylık sağlaması

Ancak;

  • Nörolojik muayene yapılamaması,
  • Hastanın telekonferans ile muayene anksiyetesi yaşaması,
  • İkincil baş ağrılarını atlama ihtimalinin olması,
  • Yasal boşluklar

Bu uygulamanın yaygınlığını olumsuz etkilemektedir.

Kahvemiz elimizde, ekranımızın karşısında, pandemiden uzakta güvenli bir şekilde muayene olmak hepimizin hakkı. Yasal prosedürlerin en kısa zamanda düzenlenip bu uygulamaların istekli olanlara alternatif olarak sunulması gerektiğini düşünmekteyim.